1. Ana Sayfa
  2. Kültür & Sanat
  3. Şiirli Denemeler – Metin Altıok
Trendlerdeki Yazı

Şiirli Denemeler – Metin Altıok

Metin Altiok

Bir kentten bir diğerine savruldu gövdem, bir göl esintisinden bir kurak iklime. Sitem edilmez. Beyhudedir. Fakat nabzım telaşlı, kalbinin ürküntüsü bana da mı bulaştı? Halimden kim anlar diye aranıp dururken bir kez daha en hakiki dosta çarpıverdim. Kalem ve kağıttan öte hakikat var mı?

Daima ikmale kalan hayta bir öğrenciydim, sanatım yazmak değil konuşmaktır kahkahalar arasında, konuşacak bir baş kalsaydı eğer şiiri düşlemezmişim meğer.

Gözlerine derinden ne zaman baksam; /Hep uzaklaşıp giden yalnız bir adam” derken Altıok Metin aynadaki gözlerini mi görüyordu acaba?

Peki ya öncesi? “Temiz kalmış ne bulunur bir çöplükte/ Aşk da kirlenir elbet insanla birlikte.

Yaşamak, merasimli bir kirlenmektir o vakit.

Oysa böylesi bir yaşamaya fazla gelecek düşler görür insan. O kimin hükmüdür? Bir elmayı dişlemenin saadeti, bir bahar bahçesinin yeşil serinliği, tenin öfkesini dizginleyen mavilik…

Senden geçtim, serden geçtim, kendimden geçtim; şimdi boynumda bir urgan, önümüz sonbahar, kelimeler kuzguni, yarını fısıldayan kuşlar uzak diyarlara göç etmede, oysa nasıldı bir vakitler, şiir söyledimdi bir gece yarısı dudaklarına:

Ben şimdi biraz da

 Senin için görüyorum;

 Gökyüzünün parlak,

 Bakış seken mavisini.

 Ben şimdi biraz da

 Senin için duyuyorum;

 Gecenin o sarsak,

 Yokuş çıkan ezgisini.

 Ben şimdi kanayarak

 Senin için yaşıyorum;

 Sazan derisi gibi

 Günlerimi külle soyarak

Şimdi bir uykuya dalsam ‘ılık buğusu soluğunun yüzümü baştanbaşa’ sarsa ‘tam bildiğin biçimde’ ve üstelik ‘oy gecenin tam üçünde.

Şarkılar, türküler umudu söyler bu vakit ama ne var ki gün doğmaya görsün; akıl yüreğe, düşünce duyguya, hakikat hayale galebe çalar.

Hatıraları kazıyarak, ayıklayarak bir şiire ses veririm:

“Bakıyorum eski

 Fotoğraflara.

 Hafız Burhan dinliyorum

 Taş plaklardan.

 Bir pencere çarpıyor

 Viran yüreğimde,

 Sıvalar dökülüyor

 Pervazından.”

 

Günlerden öyle bir gün işte, filmler hep gözyaşı ile nihayete eriyor ve aklımızı çeliyor dolaplarda gizlenen paslı namlular.

 

“Günlerden öyle bir gündü;

  Üstüne tarih düştüğüm.

  Gözümün önüne geldi birden

  Balkıyan güzel yüzün.

 

  Ve yüreğim yandı söndü,

  Ter bastı avuçlarımı.

  Bir işlek kovan uğultusu

  Kapladı kulaklarımı.

 

 Uzandım usulca cigarama;

 Yavan ömrüme katık.

 Ben o gün öldüm gülüm,

 Bir daha ölmem artık…”

Gece karanlık, saksılar, duvarlar, saat, radyo, kitaplık… Tekmil karanlık her yer. Ve ihtimal görmek istediğim yalnızca karanlıktır. William Butler Yeats ne diyor ‘Kızıl Hanrahan’ kitabında: “Hiçbir parlak şamdan bizi karanlığa bakmaktan alıkoyamamıştır; birisi bir kez karanlığa baktığında, orada daima göreceği bir şeyler vardır.” Karanlıkta şavkıyor yüzün, neyin aydınlığı bu, henüz esamesi okunmazken gündüzün.

‘Acının değişmez dipnotu’ olan sonbahara ne kaldı şunun şurasında. Yapraklar düşerken, evine giden yoldaki yokuşu nasıl çıkacağını düşüneceğim ve Eylül geçecek böylece, Ekim geçecek, Kasım’da sert rüzgarlar esecek içime ve üşüyecek sevgim, geçecek böylelikle sonbahar.

Güz gecelerini okuduğum romanlara öykünerek ve hafızamdan atamadığım bir şiirin satırlarının altını tekrar tekrar çizerek geçireceğim. Kalemimi sapladığım o şiir hangisi mi, mutlak bileceksin:

Bütün gece bir saat tıkır tıkır işledi

 Düşündüm bütün gece

 Kurulmuş bir saat gibi.

 Elimde seçkin bir sözcük demetiyle,

 Düşündüm gelip arasam seni.

 Bütün gece bir saat tıkır tıkır işledi

 

 Vakti anlamak güçtü, ama kulağımdaydı sesi

 Bir saat suyun dibinde,

 Kıvrımlar çizen yelkovanı akrebi.

 Duydum çaldı gecenin bir yerinde.

Düş müydü, gerçek miydi?

Vakti anlamak güçtü, ama kulağımdaydı sesi.

 

 Geldim mi sana, yoksa gelmedim mi?

 Ne zaman kapatsam gözlerimi,

 Hep o saat dibinde suyun

Ve ben yanında bir gemi leşi.

Belki hiç yaşamadım senin öznel tarihini.

Geldim mi sana, yoksa gelmedim mi?

 

 Sen sırtına giymedin çiy tanelerini,

 Avucuma düşmedi yılın ilk cemresi

 Seni hiç görmedim, sana gelmedim,

 İkiye ayırmadık biz o tarihi.

 Neden durmuyor öyleyse dipteki saat?

 Sen sırtına giymedin çiy tanelerini.

 

 Anılardır bir batığın koruyan gövdesini,

 Acı verseler bile.

 O saat, o çarpık saat duyuracak sesini

 Düşümde, gerçeğimde

 Sevgiyle kurarak kendi kendini.

 Anılardır bir batığın koruyan gövdesini.”

Hangi yalana inanarak açacağız yarın gözlerimizi, yaptıklarımıza, yapacaklarımıza hangi büyülü sözcüğün peşine takılıp anlam yükleyeceğiz. Göreceğiz. Biraz daha solgunlaşırken rengimiz, biraz daha kırışırken yüzümüz eski bir şarkıyı birlikte söyleyeceğimiz hayaliyle kışı getireceğiz.

Kışın şiiri çoktan yazıldı, şimdi sıra okunacak romanları keşfetmekte.

Kar yağdı durmadan üç gün üç gece,

Tıkandı geçitler yollar kapandı.

Yalnızlığın buzdan çetelesinde

Kimseler umursamadı karı.

Yüzlerinde iğreti bir kibirle

Hep düşürmekten korktukları,

Dalıp gittiler günlük işlerine.

 

Diz boyu birikmiş kar içinde

Yürürdük uzatarak açtığımız kanalı,

İki kar güvesi gibi sokaklarda seninle

Anardık bütün yitik aşkları

Bu karlı kış gününde.

Güngörmüş dağlara karşı

Sımsıcak öpüşürdük sarılıp birbirimize.

 

-Sevgilim, yanımda olsaydın keşke!

 

Şölensiz, sevinçsiz yaşıyoruz şimdilerde,

Bir iğdiş ve buruşuk zamanı.

Kimsenin türküsü yok dilinde

Karşılayacak yağan karı

Coşkulu ve sarhoş sesiyle.

Bıçak açmıyor ağızları;

Acı, yalnız acı var yüreklerde.

 

Kar yağdı durmadan üç gün üç gece,

Yaslandı duvarlara, kapıları zorladı,

Pencerelerden baktı ev içlerine.

Kar hiç böyle kimsesiz kalmadı

Kendi özgül tarihinde.

Çıngırakların, kızakların karı

Yağdı her şeyin üstüne sessiz bir öfkeyle.

 

Birikti bir çamaşır ipine bile.

Saçaklardan sarktı,

Attı kendini gürültüyle yere,

Kimse sahip çıkmadı;

Yığıldı kaldı duvar diplerine.

Yalnız kuş ayakları

Bastılar incelikle göğsüne.

 

-Sevgilim, yanımda olsaydın keşke!

 

Kar var yaşadığımız günlerde.

Umutsuzluk çevremizi kuşattı,

Kıtlık kıran gündemde.

Yine de ele güne karşı,

Özenle saklıyorum yüreğimde

Sana duyduğum aşkı,

Dört yanım kar içinde.

Yorum Yap

Yorum Yap