1. Ana Sayfa
  2. Kültür & Sanat
  3. Dario Argento’nun En Çarpıcı Filmleri
Trendlerdeki Yazı

Dario Argento’nun En Çarpıcı Filmleri

Şiddeti ve korkuyu kendine has sinematik tekniğiyle son derece estetik bir şekilde yorumlayan İtalyan yönetmen Dario Argento’nun en çarpıcı filmlerini derledik.

Dario Argentonun En İyi 3 Filmi

Özellikle 1980’den sonra korku filmi çekmiş olan bütün yönetmenler mutlaka bir noktada Dario Argento’dan etkilenmiştir. Şiddeti ve korkuyu kendine has sinematik tekniğiyle yorumlayan İtalyan yönetmen, sinemanın belki de en tartışmalı janrlarından biri olan korkuyu son derece barok bir hale getirerek bambaşka bir yere taşıdı.

Böylece arkasından gelen birçok yönetmene de ilham verdi. Beyin yiyen zombiler denince akla George Romero, düşük bütçeli filmler veya komik kostümlü canavarlar dendiğinde ise aklınıza Roger Corman gelebilir. Ancak ‘gerçek’ korku, en çok Dario Argento’nun filmlerinde kendini hissettirir. İtalyan yönetmenin aşağıda sıraladığımız 3 unutulmaz filmi, korku filmlerine olan yaklaşımınızı epey değiştirecek.

Profondo Rosso, 1975

Profondo Rosso 1975
Profondo Rosso, 1975

Ürkütücü bir müzik eşliğinde, küçük bir çocuğun gölgesi duvara yansıyan bir cinayeti izlemesiyle başlayan film, Dario Argento’nun en başarılı işlerinden biri. Roma’da yaşayan bir caz piyanistinin ünlü bir medyumun vahşi cinayetine tesadüfen tanık olmasıyla gelişen olaylar filmin ana konusunu oluşturuyor.

Önerilen Yazı
Müzik Endüstrisinden Maske Kampanyası

Korku ve şiddetin, Argento’ya has görsel ve işitsel malzemelerle farklı bir bütünlük sağladığı bu filmde, siyah deri eldivenli cinayet sahneleri bizzat İtalyan yönetmen tarafından canlandırılmış. Kafasındaki el hareketlerini başka bir aktöre anlatmanın daha zor olacağına ikna olan Argento, yakın çekim cinayet sahnelerini bu yüzden kendi oynamak istemiş.

Suspiria, 1977

Suspiria 1977
Suspiria, 1977

Suspiria, aslında Argento’nun The Mothers üçlemesinin ilk filmi. Film, Amerikalı bale öğrencisi Suzy’nin, ünlü bir dans okulunda öğrenim görmek amacıyla Almanya’ya gidişiyle başlıyor. Okulun görme engelli piyanistinin kendi rehber köpeği tarafından öldürülmesinin ardından, Suzy ve yan odada kalan arkadaşı Sara okuldaki gizemli olayları çözmeye çalışıyor.

Suspiria, Technicolor tesisinin kapatılmasından hemen önce, bu teknikle hazırlanmış son film. Filmde kullanılan kırmızı ve bu rengin farklı tonları, gerçek dışı ve hayali etkiyi iyice baskın hale getiriyor.

Opera, 1987

Opera 1987
Opera, 1987

Film, Lady Macbeth’i oynayacak kişinin araba kazası geçirmesiyle rolü devralan güzel operacı Betty’nin takıntılı bir ‘hayranı’ tarafından taciz edilmesini anlatıyor. Etkileyici müzikleriyle ve Argento’nun farklı kamera hareketleriyle korku dolu iki saat geçirmeniz garanti diyebiliriz.

Dönemin ünlü vamp kadınlarını fotoğraflayan annesinin stüdyosunda geçirdiği vakitlerin Argento’nun sinemasına nasıl yansıdığını bu filmde iyi bir şekilde gözlemleyebiliyoruz. Betty’nin göz çevresine yapıştırılmış sıra sıra iğneler, korku sinemasının en unutulmaz anlarından.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Yorum Yap