1. Ana Sayfa
  2. Kritik
  3. Bazı Gülünçlükler

Bazı Gülünçlükler

Tulay German

Değerli bir büyüğüm meşhur mizah dergisi ‘Charlie Hebdo’nun çizerlerine “sizin mizahınız da bizimki kadar politik mi?” minvalinde bir soru sormuş “hayır, sizin gazeteleriniz politika yapmakta zorlandığı için mizah dergileriniz bu denli politik, bizde gazeteler politika yapar biz ise mizah yaparız,” cevabını almış. Böyle bir durum fazlasıyla geçerli elbette fakat işin bir de şu tarafı söz konusu mizah dergilerinin politikayı çok iyi yapmaya başladığını düşünen bazı gazetecilerimiz ‘nasıl olsa onlar politika yapıyor, bari biz mizah yapalım’ diyerekten mizaha sarıldılar.

Çok kıymetli muharririmiz Serdar Turgut yazmak ile ilgili faaliyetinin tamamını mizaha yönelik olarak devam ettiriyor. Serdar Turgut’un mizah yazıları ve Murat Bardakçı’nın her Ramazan ayı münasebetiyle televizyona çıkanları haşladığı geleneksel Ramazan yazıları Habertürk’ün tam anlamıyla bir mizah dergisine dönüşmesine sebebiyet verdi. Tabi ne kadar uğraşsalar, didinseler, yırtınsalar da hala Ahmet Hakan kadar komik olmayı başarabilmiş değiller.

Hepinizin bildiği üzere Ahmet Hakan, mizahı en üst seviyelere taşıyan muhterem bir şahsiyet. Dünyaca ünlü bir hale gelmesi için dil bariyerinin aşılması gerekiyor. Eğer birileri Ahmet Hakan’ın tuvalette hacet giderirken yazdığını tahmin ettiğim yazılarını yabancı dillere çevirirse memleketin prestijinin uluslar arası arenada ulaşacağı noktayı tahmin bile edemiyorum. Üstelik Ahmet Hakan her konuda ironi kılıcını kuşanabilecek kadar entelektüel birikimi geniş ve hazır cevap bir adam. Yazdığı yazının tamamını soru cümleleri ile kocaman bir şakaya çevirebiliyor veya etliye sütlüye bulaşmadan işin içinden çıkacağı cinsten bir metin ile milyonları kahkahaya boğabiliyor.

Ahmet Hakan güldürüsünün dışında bir isim daha epey keyifli mizah yazıları kaleme alıyor, bu isim şüphesiz Yılmaz Özdil. Onun mizahı Türkiye’de hala başka bir çağı yaşamakta direten insanlara daha cazip geliyor. Okurken, bir Cumhuriyet Balo’sunun içinde kayboluyor, şen kahkahalar ile kıpkırmızı oluyorsunuz. Siz kızardıkça Yılmaz ağabeyin kalemi daha kuvvetleniyor ve başlıyor kitaplarını yazmaya.

Şu yaşadığımız bol bunalımlı günlerde koşup hemen bir kitap alıp gülme ihtiyacı duyuyor insanlar, gidip Ferhan Şensoy, Fırat Budacı, Vedat Özdemiroğlu falan almayacaklar elbette. Türkiye’nin mizah ustası Özdil’in kitaplarını alacaklar, Yılmaz ağabey’de gidip bir villacık alacak, alsın gözümüz yok, yazılarını yazacağı daha huzurlu bir ortam onun da hakkı elbette. Yılmaz ağabey, Ahmet Hakan, Serdar Turgut falan komik ama memleketin çok daha komik köşe yazıcıları var.

‘Havuz medyası’ diye adlandırılan bir yerlerde kalem oynatıyorlar bu arkadaşlar. Yazdıkları ise o çok güldüğünüz sit-com’ların senaristlerini bile kıskandıracak cinsten. Dolayısıyla komedi konusunda çıtamız çok çok çok yükseklerde. Köşe yazıcıları dışında komiklerimiz yok mu? Olmaz olur mu? Misal yakınlarda istifa etmiş Anadolu Üniversitesi eski Rektörü Şafak Ertan Çomaklı diye bir ağabey var aman yarabbi! Okan Bayülgen’in programına da iştirak etmiş ve yılların show adamı Bayülgen’in karşısında “bunlar bizim çocuklarımız, ya bunlar bizim gençlerimiz, ya bizim gençlerimiz çok akıllılar, bunlar bizim canlarımız,” gibi çılgın nüktelerle beni gül gül öldürmüştür. Komik çok yani bizde, haberiniz vardır, yani bütün bunlardan haberiniz yoksa zaten ne bileyim…

Çok uzattım çok. İşin aslı, özü şu; bütün bu komikler komikliklerini yapmaya Korona dinlemeden devam ederken Flubert durur mu hiç? Durmaz. Kendime yaraşanı yapıp bu garabetlerin bokunu çıkartacağım. Komik üstatların izinde komiklik yapacağım. Size bir sır vereyim mi? Gerçekten komik ve on numara yazılar yazan usta Tuğrul Eryılmaz gibi yok, okuyun…

Bütün bu güldürme işleri devam ederken okuduğum kitaplara, izlediğim filmlere dair bir şeylerden bahsetmeden geçmekte olmaz. Bir hayli mizahşörümüz olduğuna göre arada sırada kültürlenmek adına bir şeyler yazabilirim ve okuyabilirsiniz, okuyun. Vakit bol olunca pek herkesin alakasını uyandırmayacak kitaplara sardım fakat sizler için daha hafif şeyler okuyacağım sevgili okur, tavsiye ettiklerimi okuyup izlemeniz dileğiyle…

Yazıma son noktayı günün şarkısı kısmı ile koyuyorum, Tuğrul ağabey gibi Sezen Aksu’dan tavsiye alamıyorum, tahammül edeceksiniz artık.

Tülay German’dan Mapushane;

Yorum Yap

Yorum Yap